LGS’nin ardından hayatı normal akışına döndürmek için neler yapmalı?

“Sınava hazırlık yoğun bir dönem. Bir amaç uğruna geçen bir süre. Odaklandıkları sınavda da çok yoğun bir rekabet var. Anne babalar da bu duruma çok anlam yükleyebiliyor ve davranışlarıyla bunu gösterebiliyorlar. Bazı ergenler bu yarışı hayat memat meselesine dönüştürebiliyor. Bu yüzden de sınav bitince hem aileler hem de adayların hayatında büyük bir boşluk oluşuyor” diyen Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Güler şunları söyledi:

ANLAMSIZLIK DUYGUSU ORTAYA ÇIKIYOR
“Çocuklar sınav sonrasında rahatlamanın yanı sıra suçluluk, kızgınlık gibi birçok duyguyu bir arada yaşıyorlar. Bir yandan da hayat gözlerinde anlamsız hale gelebiliyor. Çünkü son aylarını hatta bazıları son yıllarını bir amaca ulaşmak için harıl harıl ders çalışarak geçirdiler. Çocuklarda ‘ben ne yapacağım bundan sonra’ gibi hayatın anlamını sorgulamaya yönelik bir durum ortaya çıkıyor. Hayatı bir anlamda sınav üstünden kurdukları için, sınav bitince de hayat anlamsızlaşıyor. O yüzden çocuklarımızın gözünde hayatı yeniden anlamlandırmak gerekiyor. Onlara bugünlerde sınavın bir araç olduğu, önemli olanın hedef olduğu anlatılmalı.

BOŞLUK KİTAPLARLA DOLDURULABİLİR
Tabii 8’inci sınıfta olan çocuklar aynı zamanda ergenlik dönemindeler. Bu da ayrıca hayatın sorgulandığı bir dönem. Doğru yönlendirme olumlu anlamda ‘nasıl bir kişi olmak istiyorum’ sorusuna yanıt aramakla başlayabilir. Bazıları yardımseverdir, bazıları doğayı sever, bazısı müziğe, sanata ilgi duyar. Çocuklarımıza bunlar gibi yaşamın pek çok anlamından bahsedebiliriz. Ayrıca yoğun çalışmanın ardından gelen bu boş dönemde onları kitaplara yöneltmeliyiz. Özellikle biyografik romanlar çok etkili olabilir. Çocuklar bir bilim insanı ya da sanatçının hayatını okuyarak onu kendisine model alabilir.

ŞEFFAF BİR ŞEKİLDE KONUŞUN
Eğer sınavda bir hayal kırıklığı söz konusuysa bunu da ebeveynler olarak iyi anlamalıyız. Çocuğun üzüntüsünü yaşamasına da destek olmak gerekiyor. ama bunu yaparken kendi üzüntümüzü fazla yansıtmamalıyız.. Ne kadar belli etmiyoruz deseler de aileler bir şekliyle üzüntülerini çocuklarına yansıtıyor. En doğru yöntem bu durumu açık ve şeffaf bir şekilde konuşmak. ‘Ben de üzüldüm istediğin başarıyı elde edemediğin için ama bunu birlikte atlatabiliriz. Biz sana güveniyoruz’ gibi sözlerle onu motive edebilirsiniz.. Eğer ortada bir hayal kırıklığı varsa hiçbir şey olmamış gibi davranmak da doğru değil. Çünkü çocuk böyle bir davranışı doğal bulmaz ve ebeveylerinin kendisine yalan söylediğini düşünüp onları dinlemez.”

SINAV SONRASI NELER YAPILMALI?
Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun- Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı

Her zaman stresli bir süreç olan sınav dönemi bu yıl psikolojik olarak her zamankinden daha yorucuydu. Pandemi sürecinde yaşanılan öğrenme eksiklerini gidermek için olağanüstü çaba harcayan öğrenciler bir de depremin etkilerini yaşayarak bu sınava hazırlandılar. Stres ve kaygı düzeyini artıran bu gerçekleri değiştirmek de ellerinde olmadığı için gençler sınava kadar yaşamlarını bireysel ve sosyal pek çok konuda kısıtladılar, haliyle hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok yoruldular. Sınav sonrası öğrencilerin psikolojik sağlamlıklarını destekleyecek düzenlemeler çok önemli. Bu düzenlemeleri şöyle sıralayabiliriz:
– Öncelikle sınavın bir son değil, yaşamdaki birçok basamaktan sadece birisi olduğu kabul edilmeli,
– Çocuklar akademik başarı kadar sosyal başarıları için de çaba göstermeli bunun için sosyal etkinliklere katılmaları teşvik edilmeli,
– Uyku, yemek ve dinlenme düzenleri ne özen gösterilmeli,
– Aile ve arkadaşlarıyla duygu ve düşüncelerini rahatça paylaşmaları için kaliteli bir sohbet ortamı oluşturulmalı,
– Evde etkin dinlenmelerine uygun ortam hazırlanmalı,
– Tamamlanması nispeten kolay etkinlikler yapılmalı. Örneğin çocuklar kalın bir kitabı okuyup bitirmeyi zihinsel olarak yorucu bulabilirler belki ama kısa bir hikaye okumak dinlendirici gelebilir,
– Düzenli yürüyüş, spor gibi fiziksel etkinlikler bedenin ve dolayısıyla zihnin rahatlamasına yardımcı olur, bu nedenle günün belirli zamanları bu tür egzersizlere ayrılmalı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir