DEHB ile Demans arasındaki şaşırtıcı ilişki! Beyindeki gizli tehdit

6

Araştırmacılar, beynin yaşlanma sürecinde demir biriktirdiğini zaten biliyor. Bu birikim, neokorteks gibi beynin üst bölgelerinde ve hipokampus, amigdala, bazal ganglion gibi alt yapılarında yoğunlaşıyor. Cenevre Üniversitesi Hastaneleri’nden psikiyatrist Paul Unschuld, bu birikimin sinir hücrelerinde oksidatif strese yol açtığını ve sinir hasarını artırarak nörodejeneratif hastalıkları tetikleyebileceğini belirtiyor.

Çalışmada, 32 DEHB’li ve 29 kontrol katılımcının beyinleri MRI tekniğiyle tarandı. MRI sayesinde, demirin manyetik özellikleri kullanılarak beyindeki dağılımı ayrıntılı şekilde haritalandı. Ayrıca tüm katılımcılardan kan örnekleri alındı ve sinir lifi hasarının bir göstergesi olan NfL proteini ölçüldü.

Sonuçlara göre, DEHB’li bireylerde özellikle precentral korteks gibi bazı beyin bölgelerinde normalden fazla demir birikimi tespit edildi. Üstelik bu bölgelerdeki demir seviyesi ile kandaki NfL proteini arasında anlamlı bir ilişki bulundu. Bu da demir birikiminin sinir iletişiminde aksaklığa neden olabileceğini düşündürüyor.

Araştırmaya katılan 32 DEHB’li bireyden 19’u, düzenli olarak metilfenidat (Ritalin) ya da deksamfetamin gibi uyarıcı ilaçlar kullanıyordu. Uyarıcı ilaçların beyin demiri üzerindeki etkisi tartışmalı; bazı çalışmalar bu ilaçların demir seviyesini dengeleyebileceğini öne sürse de, uzun vadeli etkiler henüz net değil.

Çalışma, ilaçların doğrudan rolü olup olmadığını ortaya koyacak şekilde tasarlanmamıştı. Ancak araştırmacılar, bulguların DEHB tanısı konmuş yaşlı bireyler için hedeflenmiş demans riskini azaltıcı stratejiler geliştirilmesine katkı sunabileceğini düşünüyor.

Paul Unschuld, “Yaşam tarzı ile beyindeki demir seviyesi arasında iyi bilinen bir ilişki var. Bu nedenle ileri yaşta DEHB’li bireylerde demansı önlemek için beyin demirinin azaltılması bir tedavi yolu olabilir mi, bunu anlamak için daha fazla uzun süreli çalışmaya ihtiyaç var” diyor.

Mehmet Şimşek