Anadolu iş dünyası: Tarım ve tarımsal ticaret için özel önlemler

Türkiye seçime gidiyor. Seçmen, önümüzdeki dönem kimin yöneteceğine 14 Mayıs’ta karar verecek. Siyasette de önemli ve yüklü bir gündem var, ekonomide de. Ancak her şeyin başı ekonomi. Ekonomide işler iyi gidiyorsa, memleketin huzuru da oluyor, diğer meselelerini çözmek için sükûneti de fırsatı da oluyor. Anahtar konu ekonominin iyi gitmesi. Anadolu iş dünyasına sorduldu. Yeni dönemde sağlıklı, istikrarlı, refah üreten bir ekonomi için ne gerekiyor? Yeni hükümet neler yapmalı? Beklentileri, talepleri, uyarıları neler?

ÇANDIR: TARIM VE TİCARET İÇİN 8 ÖNLEM GEREKİYOR

Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ekonomi ve iş dünyası olarak bilime ve hayatın doğal akışına uygun politikaların hayata geçirilmesini beklediklerini söyledi. Çandır, diğer beklentilerini şöyle sıraladı:

“Ekonominin temel kurallarına aykırı uygulamalar her yerde ve her zamanda aşırı maliyetlere ve ağır tahribatlara sebep oluyor. Seçimden sonra sonuç ne olursa olsun dolar kuru- enflasyon ilişkisi hayatın doğal akışına uygun hale gelecektir ve bunun hepimize yüksek bir maliyeti olacaktır. Meselemiz, bu maliyeti katlanılabilir hale getirecek politikaları üretebilmek. Temel hareket noktamız üretim olmalı, bunun altyapısı, ortamı zaman kaybedilmeden yaratılmalıdır. Zorlama büyüme yerine sürdürülebilir büyüme rotası izlenmeli. Bu amaçla gerekirse bir süre büyüme hırsını frenlenmek, kurumsal bilgi ve derinliği yeniden kazandırmak, bağımsızlığı tanımlanmış kurumların işlevlerini liyakatle yapmasını sağlamak ve öngörülebilirliği artırmak gerekir. Hukukun üstünlüğünün geçerli olduğunu tüm dünyaya göstermeliyiz. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları için kredibiliteyi yükseltici icraatlar gerekiyor. Tarım ve tarımsal ticaret için özel önlemler başlığında şunları sayabilirim:

-Ticareti, arz talep ilişkisiyle ve etkin işleyen piyasa düzenlemesiyle geliştirmek. Bu kapsamda hal yasasını katılımcı bir anlayışla yenilemek,

-Tarımda girdi maliyetlerini iyileştirmeye ve kayıtlılığı sağlamaya yönelik bir tedarik portalı geliştirmek ve teşvik edici uygulamalara geçmek,

-Tarımda sosyal güvenlik ve sosyal yardım politikalarını üretimi teşvik edecek şekilde yeniden düzenlemek,

-Kırsal kesimde yaşamı ve üretimi motive edecek politikaları katılımcı bir anlayışla kurgulamak ve uygulamaya geçirmek,

-Tarımsal destekleri, Tarım Kanunu’nun emrettiği GSYH’nin yüzde 1’i düzeyine çıkarmak ve üretim planlamaya destek olacak şekilde zamanında ödemek. Hazine arazilerinin tarıma uygun olanlarını tarımla uğraşanlara kullandırmak,

-Ziraat Bankası’nın tarımsal yatırım ve üretim faaliyetlerine uygun kredi verme önceliği ile çalışmasını sağlamak,

-Tarımsal ithalatı, üreticiyi terbiye etmek için değil yetersizlikleri tamamlamak için yapmak,

-Tarımsal ihracatı geliştirici yatırımları projeye dayalı olarak finanse etmek. Tarımsal sigorta kapsamını genişletmek ve mali yükünü üretici için makul hale getirmek.’’

BAHAR: KADEMELİ ASGARİ ÜCRET DÜŞÜNÜLMELİ

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası ve Antalya OSB Başkanı Ali Bahar, seçimlerden büyük beklentileri olduğunu dile getirdi. Bahar, beklentileriyle ilgili şunları söyledi: “Ülkenin yaşadığı ekonomik sorunları derinden hissediyoruz.

Birincisi istikrar ve güven ortamı bekliyoruz. Bunun için enflasyonun ve döviz kurunun ivedilikle makul seviyelere indirilmesi gerekiyor. Yüksek enflasyonist ortamda öngörülebilirlik azalıyor, ticaret ve yatırımlar olumsuz etkileniyor. Kronik bir sorun haline gelen enflasyon için uzun vadeli yapısal çözümler getirilmeli.

İkincisi, finansman olanaklarına erişim konusu sürdürülebilirlik açısından önemli. İhtiyaç duyulan finans kaynaklarına yüksek faiz göze alınsa dahi borç bulmak oldukça güçleşti. Bu konu da yapısal çözüm gerektiriyor.

Üçüncüsü asgari ücret konusudur. Elbette çalışanlarımızın refah düzeyini sağlamaları bizleri de mutlu eder. Ülke gerçeklerinin farkında olmakla birlikte bu konuda hükümetimizden maaş, prim desteği, sosyal güvenlik desteği vb. konularda destek bekliyoruz. Seçim yatırımı olarak vaat edilen asgari ücret seviyelerinin her iki tarafı da memnun edecek şekilde tespiti önem arz ediyor. İşin niteliğine göre kademeli asgari ücret ya da fazla mesai uygulamalarının faydalı olacağını düşünüyoruz.

Dördüncüsü, yüksek cari açık veren ülkemiz için ihracat konusu hayati meseledir. İhracatı artırmaya yönelik şirketlere vizyon kazandıracak, mevzuat, yabancı dil vb. konularda rehberlik, danışmanlık ve eğitim hizmetleri oldukça önemli.

Beşincisi, enerjide dışa bağımlılık tehlike arz ediyor. Enerji fiyatlarındaki yüksek seviyenin yanı sıra oynaklık (volatilite) enerji maliyetlerini yükseltiyor hem enflasyon üzerinde baskı yaratıyor hem de dış pazarlarda rekabetçiliğimize zarar veriyor. Enerji etkinliği, verimliliği, çeşitlendirme ve yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi önemli. Yenilenebilir kaynaklara teşviklerin TL olarak verilmesinden vazgeçilerek, tekrar dolar olarak verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi çevreye duyarlı bir büyümeyi de destekleyecektir. Hangi ekonomik politika olursa olsun, mutlaka proje bazlı açık ve net olarak ifade edilmeli ve en önemlisi uygulamaya dönük olmalıdır. Ancak bu şekilde ülke sorunları çözüme ulaşabilir.’’

ÇELİK: FİYAT ARTIŞLARI DENETLENMELİ

Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Çelik, ihracatçılar açısından dövizin biraz daha yükselmesi, normal seviyeye gelmesinin sektörü memnun edeceğini belirtti. Çelik, yeni hükümetten acil talepleriyle ilgili şunları söyledi:

“Dövizin baskı altında kalması ihracatçılarımızın rekabet yapamamasına sebep oluyor. Kredilere kolay ulaşılamaması ve BCH kullanmak isteyen KOBİ’lerin yüksek faizlerle karşılaşması paraya ulaşımı zorlaştırmakta, birçok sektörü sıkıntıya sokmaktadır.

Birçok sektörde inşaat, hayvancılık, ulaşım ve benzeri fiyat artışları; doğalgaz, elektrik, akaryakıt artışlarının çok üzerinde seyrediyor. Bunun bu şekilde devam etmesi birçok imalatçıyı ve üreticiyi mağdur ediyor. Özellikle ana kalemlerde fiyat artışlarının çok güzel denetlenmesi ve fahiş artış yapanların cezalandırılarak imalatçı ve üretici mağduriyetleri giderilmeli.’’

KIVANÇ: ENFLASYONLA MÜCADELE BİRİNCİ GÜNDEM OLMALI

“İhracatçılar olarak bir yandan global anlamdaki risk ve değişimlerle, diğer taraftan da ülke içindeki diğer risklerle mücadele etmeye çalışıyoruz” diyen Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, şöyle devam etti: “En önemli beklentimiz seçim sürecinin tamamlanıp, siyasetin değil ekonominin öne geçtiği, ekonomiye odaklanılıp, piyasalara güven verecek önlemlerin yürürlüğe konulduğu bir ortam. Enflasyonun hem üretici hem de tüketici boyutlarıyla düşürülmesi, öngörülebilirlik için son derece önemli. Seçimden sonra enflasyon ile mücadelenin ekonomi yönetiminin birinci gündemi olmasını bekliyoruz. Seçim sonrası dünyada ve ülkemizde yaşanan birçok etkene rağmen ihracat ve büyüme rekorları kıran iş dünyamız, pandemi ve önceki zorlu dönmelerde olduğu gibi bu süreci de başarıyla atlatacaktır. Buna inancımız tam. Bu hedeflere ulaşılması için ekonomi yönetiminin enerji başta olmak üzere üretim girdi maliyetlerini aşağı çekecek daha etkili ve kalıcı yöntemleri devreye almasını, teşvik ve destekleri artırmasını bekliyoruz.

Aynı zamanda finansmana ulaşma noktasında zaman zaman sıkıntılı süreçler yaşayan sanayicimizin, kredilere ulaşması daha kolaylaştırılarak yeni yatırımların önü açılmalı. Uzun vadeli düşünerek, yüksek teknolojiyi ve katma değerli ürünleri önceliğimize almalıyız. Bu yöndeki politikalarımızı genişletmeli ve geliştirmeliyiz. İthal girdiyi düşürecek üretimin sürükleyeceği büyümeyi sağlamamız gerekiyor. Önümüzde çok ciddi bir dönüşüm çağı var. Bu dönüşüm çağında rekabet gücümüzü artırabilmek için sanayimizin yeşil ve dijital dönüşümünü sağlamalıyız. Tüm bunlar için doğru bir kalkınma ve finansman modeli ile stratejik bir planlamayı ana odağımıza almamız gerekiyor. Seçim ertesinde ortaya çıkacak olumlu havaya zaruri ihtiyacımız var. Ekonomik istikrarın temini ile oldukça üretken olan Türkiye, yabancı doğrudan yatırımcılar için önemli bir cazibe merkezi olacaktır.”

“POPÜLİST POLİTİKALARIN MALİYETİ YÜKSEK OLUR”

Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD), yeni ekonomi yönetiminden beklentilerini şöyle sıraladı:

-Döviz piyasasındaki dengesizlik seçimden önce ele alınması gereken acil bir sorundur. Para piyasasındaki faiz belirsizliği ve kısıtlayıcı uygulamaların sürdürülemez olduğu görülmektedir. Merkez Bankası’nın durumu görmezden gelmesi doğru değildir. Kur beklentilerini çapalayacak ve TL’ye güveni artıracak adımlar net olarak ve hemen açıklanmalıdır.

-Türkiye ekonomisi ücret düzeyinin yetersiz kaldığı, ancak verimsizlik ve yüksek maliyetler nedeniyle reel sektörün de rekabet edemez hale geldiği bir çıkmaza girmiştir. Belirsizlik, enflasyonu ve girdi maliyetlerini artıran temel faktör haline gelmiştir. Ekonomik konular seçim sürecinde ikinci, hatta üçüncü plana itilmiş ve sadece popülist vaatlerden ibaret kalmıştır. Toplum erken emeklilik dahil her şeyi devletten bekler hale getirilmiştir. Oysa Türkiye’nin dış kaynak ve finansman ihtiyacı had safhadadır. Popülist politikaların maliyetinin yüksek olacağı dikkate alınarak önümüzdeki aylarda döviz kuruyla birlikte fi yat istikrarının, bütçe dengesinin nasıl sağlanacağı, aşırı para arzının nasıl önleneceği net olarak açıklanmalıdır.

* Türkiye Cumhuriyeti ikinci yüzyıl vizyonu siyasi rekabet alanı değil, ortak ulusal vizyon olmalıdır. Çağdaş bir devlette temel politikalar ortak akıl ve bilimle belirlenir, demokrasi, hukuk, sosyal adalet, özgürlük, ulusal uzlaşma, sosyal devlet ve serbest piyasa ekonomisi kuralları siyasi partilere ve seçim sonucuna göre değişemez. Maalesef bu ortak vizyon ve temel değerlere bağlılık görülmediği gibi, orta ve uzun vadeli hedeflerin çok genel kaldığı, sektör, bölge, il vizyonlarının çalışılmamış olduğu görülmektedir. Vizyon eksikliğini kısa vadede giderebilecek bir yöntem Ekonomik ve Sosyal Konsey’in yerelden ulusala güçlü ve kapsayıcı bir kurum olarak kurulmasıdır.

-Deprem bölgesinde bir yılda yapımı öngörülen 300 bine yakın konut acil ihtiyacı karşılayamayacak. Dolayısıyla çadırda veya diğer illerde geçici koşullarda yaşayan 2-3 milyon vatandaşımızın durumu daha fazla konuşulmalı.

ŞAHİN: TARIM VE ORMAN BAKANLIKLARI AYRI OLMALI

Isparta Ticaret Borsası Başkanı Hüdai Şahin, Isparta’nın tarımsal üretiminin ihracatındaki zorlukların kaldırılmasını istedi. Şahin’in diğer talepleri ise şöyle:

-Türkiye’ye vergi uygulayan ülkelerle bu konular çözüme kavuşturulmalı,

-Tarımsal destekleme modelinin, havzasal bazlı ve üretim miktarına göre verilmesi düzenlenmeli,

-Tarım ve hayvancılıkta makro planların yapılması,

-Ülkemiz genelinde, tarım ve hayvancılık envanterin sahada tespitinin net olarak yapılması

-Envantere göre makro planların oluşturulması

-Tarım ve Orman Bakanlığının ayrılması

Patronlardunyasi.com

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*